<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments for Yavuz Çekirge</title>
	<atom:link href="http://yavuzcekirge.com/?feed=comments-rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yavuzcekirge.com</link>
	<description>Erguvan Renkli Söylenceler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Sep 2010 10:09:48 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Comment on Sevgililer Günü by Osman Kromer</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1764#comment-21</link>
		<dc:creator>Osman Kromer</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 21:38:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1764#comment-21</guid>
		<description>Aynen İsis&#039;in Osiris&#039;in parçalarını bira araya getirmes, gibi :-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazını keyifle okudum. Sevgiyle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aynen İsis&#39;in Osiris&#39;in parçalarını bira araya getirmes, gibi <img src='http://yavuzcekirge.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yazını keyifle okudum. Sevgiyle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Avrupa Kültür başkenti olmak&#8230; by Emicron</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1758#comment-20</link>
		<dc:creator>Emicron</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 11:14:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1758#comment-20</guid>
		<description>Hayırlısı :)&lt;br /&gt;http://emicron.blogspot.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hayırlısı <img src='http://yavuzcekirge.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <br /><a href="http://emicron.blogspot.com" rel="nofollow">http://emicron.blogspot.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Cemal Süreyya by Anonymous</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1435#comment-19</link>
		<dc:creator>Anonymous</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 05:35:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1435#comment-19</guid>
		<description>Your blog keeps getting better and better! Your older articles are not as good as newer ones you have a lot more creativity and originality now keep it up!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Your blog keeps getting better and better! Your older articles are not as good as newer ones you have a lot more creativity and originality now keep it up!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Belek &#8216;de Adem ve Havva &#8216;nın Oteli (Adam&#8217;s and Eve Hotel) by ilyas mengilli</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1640#comment-18</link>
		<dc:creator>ilyas mengilli</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 12:49:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1640#comment-18</guid>
		<description>&lt;b&gt;Gerçektende çook mükembel bir otel&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;sizi candan yürekle tabrik ediyorum inşallah daha iyi işlerde yaparsınız &lt;/i&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gerçektende çook mükembel bir otel</b><br /><i>sizi candan yürekle tabrik ediyorum inşallah daha iyi işlerde yaparsınız </i></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Eşarilik ve Mutezile by pegasus</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1709#comment-17</link>
		<dc:creator>pegasus</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 23:45:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1709#comment-17</guid>
		<description>Bir yandan esarilik akla karsi imani savunur derken yazinin sonunda esariligi akilcilikla ozdeslestirmek nasil bir dusuncenin urunudur ben anlayamadim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yandan esarilik akla karsi imani savunur derken yazinin sonunda esariligi akilcilikla ozdeslestirmek nasil bir dusuncenin urunudur ben anlayamadim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on NEO MODERNİZM by Anonymous</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1660#comment-16</link>
		<dc:creator>Anonymous</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 17:59:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1660#comment-16</guid>
		<description>Kafamdaki sorunların başkaları tarafından da paylaşıldığını görmek ve bunun artık yavaş yavaş yeni bir akım oluşturduğunu görmek kısmen sevindirici oldu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kafamdaki sorunların başkaları tarafından da paylaşıldığını görmek ve bunun artık yavaş yavaş yeni bir akım oluşturduğunu görmek kısmen sevindirici oldu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Din ve Devlet İlişkisi by handan</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1453#comment-15</link>
		<dc:creator>handan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2008 06:45:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1453#comment-15</guid>
		<description>merhaba, pippa bacca için: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;http://handannkaleminden-handan.blogspot.com/2008/04/pippa-bacca.html&lt;br/&gt;selamlar &lt;br/&gt;handan</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba, pippa bacca için: </p>
<p><a href="http://handannkaleminden-handan.blogspot.com/2008/04/pippa-bacca.html" rel="nofollow">http://handannkaleminden-handan.blogspot.com/2008/04/pippa-bacca.html</a><br />selamlar <br />handan</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Londra Günlükleri by Anonymous</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1446#comment-14</link>
		<dc:creator>Anonymous</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2008 05:18:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1446#comment-14</guid>
		<description>ÜÇ DİL&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;En azindan üç dil bileceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dilde &lt;br/&gt;Ana avrat dümdüz gideceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dil bileceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dilde düsünüp rüya göreceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dil &lt;br/&gt;Birisi ana dilin &lt;br/&gt;Elin ayagin kadar senin &lt;br/&gt;Ana sütü gibi tatli &lt;br/&gt;Ana sütü gibi bedava &lt;br/&gt;Nenniler, masallar, küfürler de caba &lt;br/&gt;Ötekiler yedi kat yabanci &lt;br/&gt;Her kelime arslan agzinda &lt;br/&gt;Her kelimeyi bir bir disinle tirnaginla &lt;br/&gt;Kök sökercesine söküp çikartacaksin &lt;br/&gt;Her kelimede bir tugla boyu yükselecek &lt;br/&gt;Her kelimede bir kat daha artacaksin &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;En azindan üç dil bileceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dilde &lt;br/&gt;Canimin içi demesini &lt;br/&gt;Kirmizi gülün ali var demesini &lt;br/&gt;Nerden ince ise ordan kopsun demesini &lt;br/&gt;Atin ölümü arpadan olsun demesini &lt;br/&gt;Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini &lt;br/&gt;Insanin insani sömürmesi &lt;br/&gt;Rezilligin dik alasi demesini &lt;br/&gt;Ne demesi be &lt;br/&gt;Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;En azindan üç dil bileceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dilde &lt;br/&gt;Ana avrat dümdüz gideceksin &lt;br/&gt;En azindan üç dil &lt;br/&gt;Çünkü sen ne tarih ne cografya &lt;br/&gt;Ne su ne busun &lt;br/&gt;Oglum Mernus &lt;br/&gt;Sen otobüsü kaçirmis bir milletin çocugusun.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B. Rahmi Eyyuboglu</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ÜÇ DİL</p>
<p>En azindan üç dil bileceksin <br />En azindan üç dilde <br />Ana avrat dümdüz gideceksin <br />En azindan üç dil bileceksin <br />En azindan üç dilde düsünüp rüya göreceksin <br />En azindan üç dil <br />Birisi ana dilin <br />Elin ayagin kadar senin <br />Ana sütü gibi tatli <br />Ana sütü gibi bedava <br />Nenniler, masallar, küfürler de caba <br />Ötekiler yedi kat yabanci <br />Her kelime arslan agzinda <br />Her kelimeyi bir bir disinle tirnaginla <br />Kök sökercesine söküp çikartacaksin <br />Her kelimede bir tugla boyu yükselecek <br />Her kelimede bir kat daha artacaksin </p>
<p>En azindan üç dil bileceksin <br />En azindan üç dilde <br />Canimin içi demesini <br />Kirmizi gülün ali var demesini <br />Nerden ince ise ordan kopsun demesini <br />Atin ölümü arpadan olsun demesini <br />Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini <br />Insanin insani sömürmesi <br />Rezilligin dik alasi demesini <br />Ne demesi be <br />Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin </p>
<p>En azindan üç dil bileceksin <br />En azindan üç dilde <br />Ana avrat dümdüz gideceksin <br />En azindan üç dil <br />Çünkü sen ne tarih ne cografya <br />Ne su ne busun <br />Oglum Mernus <br />Sen otobüsü kaçirmis bir milletin çocugusun.</p>
<p>B. Rahmi Eyyuboglu</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Harran ve Hermes by mehmet</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1324#comment-12</link>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2007 18:09:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1324#comment-12</guid>
		<description>Ben hatay antakyada yaşayan biriyim.Hermesle ilgili bir anımı sizinle paylaşmak istedim.antik hediyelik eşya işinde çalışıyorum. antik sikke kalıplarını üretirken durmadan çözülmesi çok zor sorunlarla karşılaşıyordum.birgün ruyamda üçgün arka arkaya ihtiyar bir bilge adamın bana bu konudaki sorunumla ilgili yardıcı olduğunu gördüm.üç günün sonunda bana birdaha gelmeyeceğini hissettim ve onun adını sordum.bana adımı niye sordun dedi bende senin için hayır duada bulunmak için dedim.oda ismini bana söyledi.dördüncü günün sabahı bir arkadaşım elinde bir kitapla yanıma geidi.ve dediki bu kitabı sana hediye etmeğe geldim.bende bu kitaptan ikitane var dedive ekledi üç gündür kitabı kime hediye edeğim diye düşünüyorum.sanki gizli bir his durmadan beni sana yönlendirdi buna biranlam veremedim dedi.kitabı elinden aldım ve ona teşekkür ederek kiyabı açtım gözüme çarpan ilk satırda rüyamda gördüğüm zatın ismi idi oda bilge hermestir.ondan aldığım bilgiğle kalıplarımı yirmi senedir sorusuz bir şekilde üretmeğe devam ediyorum.ona olan saygımdan dolayı şirketimin ismini hermes yaptım.Bence Hermes adı orta doğu kültüründe değişik adlarla her zaman oldu ve olmaya devam edecektir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben hatay antakyada yaşayan biriyim.Hermesle ilgili bir anımı sizinle paylaşmak istedim.antik hediyelik eşya işinde çalışıyorum. antik sikke kalıplarını üretirken durmadan çözülmesi çok zor sorunlarla karşılaşıyordum.birgün ruyamda üçgün arka arkaya ihtiyar bir bilge adamın bana bu konudaki sorunumla ilgili yardıcı olduğunu gördüm.üç günün sonunda bana birdaha gelmeyeceğini hissettim ve onun adını sordum.bana adımı niye sordun dedi bende senin için hayır duada bulunmak için dedim.oda ismini bana söyledi.dördüncü günün sabahı bir arkadaşım elinde bir kitapla yanıma geidi.ve dediki bu kitabı sana hediye etmeğe geldim.bende bu kitaptan ikitane var dedive ekledi üç gündür kitabı kime hediye edeğim diye düşünüyorum.sanki gizli bir his durmadan beni sana yönlendirdi buna biranlam veremedim dedi.kitabı elinden aldım ve ona teşekkür ederek kiyabı açtım gözüme çarpan ilk satırda rüyamda gördüğüm zatın ismi idi oda bilge hermestir.ondan aldığım bilgiğle kalıplarımı yirmi senedir sorusuz bir şekilde üretmeğe devam ediyorum.ona olan saygımdan dolayı şirketimin ismini hermes yaptım.Bence Hermes adı orta doğu kültüründe değişik adlarla her zaman oldu ve olmaya devam edecektir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Jorge Luis Borges by Okuyucu</title>
		<link>http://yavuzcekirge.com/?p=1682#comment-11</link>
		<dc:creator>Okuyucu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 00:01:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yavuzcekirge.com/?p=1682#comment-11</guid>
		<description>ALEF- BORGES - Deniz Şarman &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Derdin sendendir bilmezsin,&lt;br/&gt;Çaren de sendedir görmezsin,&lt;br/&gt;Evrende bir noktayım sanırsın, &lt;br/&gt;Tüm alemler kainat&lt;br/&gt;sen de özetlenmiştir de,&lt;br/&gt;Görmezsin.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hz. Ali &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oysa Alef ‘te BORGES hepsini görmüştür. Durağanlık evrenin yaratılışına ters düşmektedir. İnsan bu hareketliliğin içinde kendisini rahat bırakırsa (ki bu ancak evrenin temel yapısına uyum sağlayacak çalışmalarla veya tamamen doğal olan yapımıza dönerek olabilir) yani evrenin bir parçası olma özelliğinin, tam olarak bilincine varırsa ve bunu kabullenirse, o zaman o parça olmanın işlevini tam olarak yerine getirebilir. Yani kişi tam olarak, salt kendi olabiliyorsa, kendini tam olarak ortaya koyabiliyorsa, o zaman evrene dahil olabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ancak o zaman tam olarak kendine ve dahil olduğu bütünlüğe yarar sağlayabilir. Ayn Rand’ın Roark’ı bu konuda önemli bir örnektir ve bu karakter gibi kendisini ortaya koymuş yüzlerce örnek vardır. Onun için biz zaman zaman bir yazar veya bir sanatçının etkisinde kalmaktan fazla gocunmamalıyız. O yazar veya gerçek sanatçının kendisini ortaya koyduğu anlardır bizi etkileyen. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her kişinin yeteneği farklı olduğu için onun bilgilenmesi görüş ve algılaması da farklıdır. Biz bu etkilenme ve ilgi (sevgi) ile onun gelmiş olduğu noktaları algılayarak o kişinin yarattıklarından yararlanırız. Bu durum o noktaya takılıp kalmamızı gerektirmez . Yalnızca hepimiz bir bütünün parçalarıysak eğer, o parçayı tam olarak algılamamıza sebep olur. Bu da bütünleşmemizi evrenselleşmemizi sağlayan önemli bir faktördür. Her şey gibi biz de durağan değil de akıp gitmekte isek zaten algıladığımızı da içimize alıp sürecimize devam ederiz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkilenmek; “o olmak” değil, onu da içine alıp bakış açımızı zenginleştirerek, hoşgörümüzü geliştirerek, kabullenerek olağan sürecimize devam edebilmektir. Bu da güzeldir, sevgidir.  Sevgi hazmederek içine almak, dahil ederek akmaya devam etmektir. Eğer bir yerde takılırsa sevgi olmaktan çıkıp tutku olmakta, tutulduğu dala ve kendisine zarar vermektedir. Çünkü sevgi özgürlüğü kısıtlayıcı olunca yani tutuklayıcı tutsak edici olunca sevgi kavramının zıt tını oluşturmaya başla ki bu tutsaklıktır, durağanlıktır. Tutsaklıklarsa yaratılışa aykırıdır, sıkıntılar, buhranlar bundan doğar. Sevginin özünde öz kavramlardan oluşan özgürlük ve akıcılık vardır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZGÜRLÜK = Özümüzün Gürlemesi , değil midir....Ne güzel bir kelime türetimi ......Özü, gür olarak bırakabilmek... Burada başıbozuk bir özgürlüktensöz edilmiyor. İçimizdeki özü ortaya koymak, yani özü tam olarak yaşayabilmek , görünebilir hale getirebilmektir.   Zor ama çok güzel olandır. Özgürlük kavramına tam olarak varmak &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SEVGİNİN ta kendisidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ALEF- BORGES &#8211; Deniz Şarman </p>
<p>Derdin sendendir bilmezsin,<br />Çaren de sendedir görmezsin,<br />Evrende bir noktayım sanırsın, <br />Tüm alemler kainat<br />sen de özetlenmiştir de,<br />Görmezsin.</p>
<p>Hz. Ali </p>
<p>Oysa Alef ‘te BORGES hepsini görmüştür. Durağanlık evrenin yaratılışına ters düşmektedir. İnsan bu hareketliliğin içinde kendisini rahat bırakırsa (ki bu ancak evrenin temel yapısına uyum sağlayacak çalışmalarla veya tamamen doğal olan yapımıza dönerek olabilir) yani evrenin bir parçası olma özelliğinin, tam olarak bilincine varırsa ve bunu kabullenirse, o zaman o parça olmanın işlevini tam olarak yerine getirebilir. Yani kişi tam olarak, salt kendi olabiliyorsa, kendini tam olarak ortaya koyabiliyorsa, o zaman evrene dahil olabilir. </p>
<p>Ancak o zaman tam olarak kendine ve dahil olduğu bütünlüğe yarar sağlayabilir. Ayn Rand’ın Roark’ı bu konuda önemli bir örnektir ve bu karakter gibi kendisini ortaya koymuş yüzlerce örnek vardır. Onun için biz zaman zaman bir yazar veya bir sanatçının etkisinde kalmaktan fazla gocunmamalıyız. O yazar veya gerçek sanatçının kendisini ortaya koyduğu anlardır bizi etkileyen. </p>
<p>Her kişinin yeteneği farklı olduğu için onun bilgilenmesi görüş ve algılaması da farklıdır. Biz bu etkilenme ve ilgi (sevgi) ile onun gelmiş olduğu noktaları algılayarak o kişinin yarattıklarından yararlanırız. Bu durum o noktaya takılıp kalmamızı gerektirmez . Yalnızca hepimiz bir bütünün parçalarıysak eğer, o parçayı tam olarak algılamamıza sebep olur. Bu da bütünleşmemizi evrenselleşmemizi sağlayan önemli bir faktördür. Her şey gibi biz de durağan değil de akıp gitmekte isek zaten algıladığımızı da içimize alıp sürecimize devam ederiz. </p>
<p>Etkilenmek; “o olmak” değil, onu da içine alıp bakış açımızı zenginleştirerek, hoşgörümüzü geliştirerek, kabullenerek olağan sürecimize devam edebilmektir. Bu da güzeldir, sevgidir.  Sevgi hazmederek içine almak, dahil ederek akmaya devam etmektir. Eğer bir yerde takılırsa sevgi olmaktan çıkıp tutku olmakta, tutulduğu dala ve kendisine zarar vermektedir. Çünkü sevgi özgürlüğü kısıtlayıcı olunca yani tutuklayıcı tutsak edici olunca sevgi kavramının zıt tını oluşturmaya başla ki bu tutsaklıktır, durağanlıktır. Tutsaklıklarsa yaratılışa aykırıdır, sıkıntılar, buhranlar bundan doğar. Sevginin özünde öz kavramlardan oluşan özgürlük ve akıcılık vardır.</p>
<p>ÖZGÜRLÜK = Özümüzün Gürlemesi , değil midir&#8230;.Ne güzel bir kelime türetimi &#8230;&#8230;Özü, gür olarak bırakabilmek&#8230; Burada başıbozuk bir özgürlüktensöz edilmiyor. İçimizdeki özü ortaya koymak, yani özü tam olarak yaşayabilmek , görünebilir hale getirebilmektir.   Zor ama çok güzel olandır. Özgürlük kavramına tam olarak varmak </p>
<p>SEVGİNİN ta kendisidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
